
Kuşların aksanı var mı? Kuş ötüşündeki bölgesel farklılıklar
Aynı türden kuşlar bölgeden bölgeye farklı ötüyor; Yeni Zelanda’daki sarı kiraz kuşları ise hâlâ 19. yüzyıl Britanya lehçelerini söylüyor. The Conversation açıklaması.
Kuşlar en çok şafaktan yaklaşık bir saat önce, hava en durgunken öter; bu koşullar sesin daha uzağa yayılmasını sağlar ve ötüşü öğlen söylenene kıyasla 20 kata kadar daha etkili kılar. Ancak koro her yerde aynı değil: aynı mahallede bile aynı türden kuşlar her zaman aynı şekilde ötmüyor.
Bireysel ve bölgesel aksanlar
The Conversation için kaleme aldığı açıklamada Nottingham Trent Üniversitesi’nden Louise Gentle, öğrencilerinin kampüste mavi baştankaraları kaydettiğini anlatıyor: bazıları klasik ötüşü, bazıları daha uzun bir sürümünü, bazıları ise yalnızca başlangıcını söylüyordu. Bölgesel aksanlar da aynı ölçüde gerçek: Britanya’da sıkça “my toe bleeds Be-tty” diye betimlenen tahtalı güvercin (Columba palumbus) ötüşü, ülkenin bazı bölgelerinde fazladan bir heceyle “my toe bleeds Ju-li-a” hâline geliyor. Benzer lehçeler karatavuk ve büyük baştankarada da kaydedildi.
Britanya’da iki lehçe, Yeni Zelanda’da yedi
Açık arazilerde yaşayan sarı kiraz kuşu (Emberiza citrinella), “a little bit of bread and no cheese please” gibi bir ötüş söyler. Britanya’da başlıca iki farklı lehçesi vardır ve bunlar ötüşün sonundaki “cheese please” kısmında ayrılır: İngiltere’nin doğusunda “cheese” notasının perdesi “please”den daha düşükken, güney ve batıda bu ilişki tersine döner.
Yeni Zelanda’nın sarı kiraz kuşları ise daha da ilginç: 1860-70’lerde Britanya’dan oraya götürülmelerine ve İngiltere’nin güneyinden gelmelerine rağmen yaklaşık yedi lehçeye sahipler. Bu fazladan lehçelerden beşi Avrupa’daki kuşlarda da görülüyor; bu da Yeni Zelanda’da 19. yüzyıl Britanya lehçelerinin hâlâ söylendiğini, söz konusu lehçelerin Britanya’da ise yok olduğunu gösteriyor — muhtemelen ülkedeki sarı kiraz kuşu sayısındaki keskin düşüş ve bazı popülasyonların tükenmesi nedeniyle.
Lehçe nasıl öğrenilir, şehir ötüşü nasıl değiştirir
Kuşların çoğu yalnızca tek bir lehçe söyler; bunu ebeveynlerinden ya da komşularından öğrenir, böylece bölgesel aksanlardan oluşan coğrafi bir mozaik ortaya çıkar. Guguk kuşu ötüşü doğuştandır, ama ötüşü karmaşık türler öğrenmek zorundadır: genç kuşlar kalıtsal bir şablon alır ve bunu çevrelerinde duydukları ötüşlerle genişletir. Yalıtılmış hâlde elle büyütülen ispinozlar basit ötüşler üretirken, doğadaki ispinozlar karmaşıklığı ebeveynlerinden ve komşularından öğrenir.
Şehirler ötüşe bir katman daha ekliyor. Kent kuşları kırsaldakilerden daha tiz ötüyor, çünkü yüksek sesler alçak frekanslı trafik gürültüsünün üzerinden daha iyi taşınıyor; büyük baştankaralar şehirde ormana göre daha kısa ve hızlı ötüyor, karatavuklar ise daha yüksek sesle. Bu özellikler şehir sessizken bile korunuyor; bu da sesin büyük binalardan yansıdığına işaret ediyor. Trafik gürültüsü kentteki karatavukların şafak korosuna kırsaldakilerden beş saate kadar erken başlamasına yol açıyor; yapay ışık ise şarkıcı ardıç kuşunu on dakika, kızılgerdanla büyük baştankarayı 20 dakika erken başlatıyor.
Tür içi farklılıklar konusunda hâlâ çok şey bilinmiyor; dişi ötüşü de bunların arasında: 2016 tarihli bir analiz, 4.814 türden 3.500’ü için dişilerin ötüp ötmediğini bilmeye yetecek verinin bile bulunmadığını ortaya koydu.
SiTech — AI destekli web geliştirme
Hızlı ve modern web siteleri kuruyor, AI'yı gerçek iş akışlarına taşıyoruz. Projeniz veya sorunuz mu var? Yardımcı olmaktan mutluluk duyarız.