
Matt Duggan'ın denemesi: ağda olmaktan neden yoruldu
Geliştirici Matt Duggan kendi blogunda yayımladığı kişisel denemede akıllı telefonun reddedilemez bir vergiye dönüştüğünü savunuyor ve çevrimdışı kalan bir FPGA kartının ona nasıl iyi geldiğini anlatıyor.
Geliştirici Matt Duggan 25 Eylül'de kendi blogunda sürekli çevrimiçi olmaktan neden yorulduğunu anlatan bir deneme yayımladı. Metin Hacker News'te dikkat çekti. Bu bir haber değil, kişisel bir görüş: Duggan kendi cihazlarını, alışkanlıklarını ve rahatsızlığını anlatıyor.
Meraklıdan isteksiz ödeyiciye
Duggan kendini eski bir inançlı olarak tanımlıyor. Anlattığına göre her yeni telefon modelini araştırıyor, her sürümü denemek için iOS ile Android arasında gidip geliyordu ve bir kez birinci nesil iPhone için sabaha karşı üçte kuyruğa girdi. Bugün cebindeki modeli bilmiyor ve şarjın bitmesi dışında yükseltme için tek bir neden sayamıyor. Vardığı sonuç net: akıllı telefon bir vergiye dönüştü. Ona göre bu vergiyi kimin toplayacağını seçebiliyor, Apple, Samsung, Google, Nothing ya da Fairphone, ama ödeyip ödemeyeceğini seçemiyor.
Telefonun zorunlu olduğu Danimarka
Deneme Danimarka'daki günlük hayatına dayanıyor. Yanında taşıması beklenen uygulamaları sıralıyor: okul iletişimi için Aula, trenler için Rejsekort, devlete kendisi olduğunu kanıtlamak için MitID ve hükümetin resmi mesajları için e-Boks. Havaalanı, otel ve spor salonu da aynı şeyi varsayıyor. Bunu özgür bir seçim olarak sunmanın yanıltıcı olduğunu savunuyor ve buna uyum diyor. Karşılaştırması ise şu: çevrimdışı seçenek, bazı istasyonlarda sonradan kurulan, yönetmeliği karşılamak için yapılmış ve hiçbir tekerlekli sandalyenin çıkamayacağı eğimdeki rampalar gibi var.
Reklamlar, tekdüzelik ve kapalı döngü
Denemenin büyük bölümü ekranda gördüklerini sıralıyor. Ona göre uygulama mağazası reklamın üstüne reklam koyuyor, haritalarında reklam var, podcast uygulaması ona dijital detoks üzerine bir podcast reklamı çalıyor, bir HBO dizisi ise "yedide birinci reklam" diye geri sayıp spor bahsi reklamlarını patlatıyor. Tekdüzelik de onu rahatsız ediyor: aynı cümleler sonsuz bir döngüde tekrarlanıyor, diziler en dikkatsiz izleyici için yazılmış ve belgeseller sosyal medya kliplerinden bir araya getirilmiş. Ona göre ağ çoğunlukla kendisinden bahsediyor.
Hiçbir şey istemeyen bir devre kartı
Duggan'ın önerisi bir detoks planı değil, bir donanım: eski konsolların mantığını yazılımla taklit etmek yerine çip düzeyinde yeniden kuran FPGA tabanlı MiSTer. Kurulum basit, diye yazıyor: SD kartı yaz, güncelleme betiğini çalıştır ve oyunları kopyala. Ethernet kablosunu çektiğinde cihaz tıpkı öncesinde olduğu gibi çalışmayı sürdürmüş. NFC kart sistemi TapTo ya da Zaparoo oyunu tek dokunuşla başlatıyor; bu, bir menüyü kaydırmaktan çok raftan kartuş almaya benziyor. Duggan cihazın kusursuz olmadığını kabul ediyor: arayüz kaba ve ilk kumandayı eşleştirmek zahmetli. Yine de tek bir işi yapıyor, diye yazıyor, çocukluğundaki Macintosh LC II gibi. Denemenin kapanışı ise net: ondan hiçbir şey istemiyor ve onun hakkında hiçbir şey bilmiyor.
SiTech — AI destekli web geliştirme
Hızlı ve modern web siteleri kuruyor, AI'yı gerçek iş akışlarına taşıyoruz. Projeniz veya sorunuz mu var? Yardımcı olmaktan mutluluk duyarız.